‘NBA’de ayakta alkışlanıyorum Türkiye’de yuhalanıyorum’

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Orlando Magic‘ten takım arkadaşı Quentin Richardson’ın podcast programına konuk oldu ve gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Eurohoops‘un derlediği haberde, Türkiye’de basketbolu yönetmeyi Avrupa ve ABD’deki örneklerle kıyaslayan Türkoğlu, şunları söyledi;

“Şu anda farklı bir durumdayım çünkü artık profesyonel hayattayım. Beklentiler ve yaklaşım farklı. İnsanlar size NBA’de oynamış eski bir basketbolcudan daha farklı bir şekilde bakıyor.”

Federasyon başkanı olmanın iyi ve kötü yanları var. Avrupa’da, burada (ABD’de) olduğundan daha farklı. Avrupa’da her şey sonuçlara bağlıdır. Eğer kazanıyorsan iyisin. Kaybedersen, birilerini suçlamak zorundalar. Bunu her hafta sonu deneyimliyoruz. Her hafta sonu Türkiye’de yaklaşık 50 maç oynanıyor. İlla ki birilerinin kazanması gerekiyor, değil mi? Kazanan taraf için çok iyisin. Fakat kim kaybederse kaybetsin bana, hakemlerime ve organizasyonuma sayıp sövüyor.

EuroLeague’de bütçesi 30 milyon dolar olan takımlar ve 3 milyon dolar olan takımlar var. Burada bir dengesizlik hakim. Oyuncuların kalitesi de aynı şekilde. Potansiyel olarak daha güçlü bir takımın daha zayıf bir takımı yenmesi normaldir, değil mi? Bu kimse için şaşırtıcı olmamalı. Ancak bu zayıf takımlar bile, federasyonu daha zengin takımın kazanmasına yardım etmekle suçluyor. Bu nasıl olabilir? Güçlü takımdaki oyuncu tek başına 3 milyon dolar kazanıyor. Bu zayıf takımın bütçesine denk. Sonra gelip federasyonu, hakemleri suçluyorsunuz. İşimizin en zor kısmı bu.

Tecrübelerinizle ülkeniz için bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. ABD’de öğrendiklerinizi genç nesillere ulaştırmaya çalışıyorsunuz ancak bazen durumlar gerçekten zorlaşıyor. Bu tür zorlu dönemlerden sonra Amerika’ya gelip bir süre kafa dinliyorum. Zihnimi temizliyorum ve sonra tekrar o savaşa geri dönüyorum.”

‘NBA’de ayakta alkışlıyorlar, Türkiye’de yuhalanıyorum’

Hidayet Türkoğlu, Türkiye’de basketbolu yönetmenin zorlukları neler, ‘Seni buna iten şey ne oldu?’ sorusunu şöyle yanıtladı;

Hidayet Türkoğlu’na, zorluklara rağmen onu Türkiye’deki basketbol sisteminin bir parçası olmaya iten şeyin ne olduğu soruldu:

“Dediğiniz gibi, bunun için aptal olmak gerek (gülüyor). Açıkçası bir şeyleri değiştirmek istiyorum. Türk basketbol tarihinde hiç yapılmamış bir şey inşa ediyorum. Bu tür şeyler bana tutku veriyor. Ayrıca, etrafımda bana yardım edecek arkadaşlarım var.

“Eşim bile bazen ‘Buna devam etmek zorunda mısın’ diyor. Türkiye’de maçlara gidiyorsunuz ve 10 bin kişi sizi yuhalıyor. Organizasyonun tepesindeyken işler her şeyin önüne geçer. Bu konuda hiçbir şey yapamam.

Burada NBA maçına geliyorum, insanlar beni ayakta alkışlıyor. Kendi ülkeme dönüyorum, 10 bin kişi beni yuhalıyor. Orlando’ya geliyorum, 20 bin kişi tezahürat yapıyor. Tamamen farklı zihniyetler. Ama Türkiye’de hala başarmam gereken şeyler var. Tabi bunlar hemen bir gün de olacak şeyler değil.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir