Özak Holding’de krize karşı ‘atak’ dönemi başladı

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

Son 2 yılda dijitalleşme yatırımlarını tamamlayarak verimlilik artışına odaklanan Özak Global Holding, organizasyonunu da yeniden yapılandırıyor. Gayrimenkul, tekstil ve turizm alanlarında faaliyet gösteren holding, kriz döneminde ‘atak’ yaparak çıkmayı hedefliyor.

“İş modelimizi, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme ekseninde tamamen yeniledik” diyen Özak Global Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, bu iki faktörü iş stratejisinin merkezine alarak, hızlı ve dinamik bir iş yapma modeline geçiş yaptıklarını söyledi.

Akbalık, “Değişen iş yapma modelimizle birlikte organizasyon kültürümüzde de köklü bir dönüşüm yaşadık. Bu dönüşümü, ‘atak’ teması etrafında birleştirdik ve gerçekten atak bir döneme adım atmış olduk. Sürecin adını ‘atak’ koymamız boşuna değil; gerçekten de bizim için yeni başlangıçlar ve büyüme odaklı bir dönem başladı” dedi.

4 yılda 3 bin konut yapacağız

Holdingin sektörel yatırımları hakkında bilgi veren Akbalık, gayrimenkul alandaki projelerinden Özak Göktürk’ün bölgeye yeni bir ruh ve katma değer kattığını söyledi. Özak GYO’nun sadece inşaat yapan değil trend belirleyen bir marka olduğunu ifade eden Akbalık, Büyükyalı’dan sonra Özak Göktürk’ün de bu misyonu yansıttığını söyledi.

Pazarın küçülmesine karşın yaptıkları projelerde tüm üniteleri sattıklarını aktaran Akbalık, Göktürk’teki potansiyelden hareketle Özak Doa projesini başlattıklarını iletti. Burada da çok yakında yaşamın başlayacağını açıklayan Akbalık, “Kısa bir süre sonra da bölgedeki üçüncü projemiz Özak Duyu’nun duyurusunu yapacağız. Yine aynı dönemde şehirde yaşamanın kolaylıklarını bünyesinde toplayan Hayat City Mahmutbey projemizin de ön satışı olacak” bilgisini verdi.

Halkalı’da Emlak Konut ile başlattıkları projeyle eş zamanlı ilerleyen diğer bir projenin de Maltepe olduğunu kaydeden Akbalık, “Bir diğer projemiz, Balmumcu’da Özak Palas. Bu proje bizim için farklı bir değer taşıyor. Son olarak da Topkapı’da yeni aldığımız arsada çalışmalara başladık” diye konuştu. Akbalık, 4 yıllık projeksiyonda toplamda 3 bin konut yapacaklarını belirtti.

Bodrum ve Didim’e 5 yıldızlı otel projesi

Turizm sektöründe de Ela Excellence markasını sadece bir otel markası olmanın ötesine taşıyacaklarını söyleyen Akbalık, “Onu ulusal ve uluslararası alanda tanınmış bir zincir otel markası yapmayı hedefliyoruz. Markanın çatısı altında, konaklama hizmetlerinin yanı sıra spa, gastronomi, spor ve eğlence gibi birçok farklı alanda da hizmet vereceğiz” dedi. Ela Excellence olarak, sürdürülebilir turizm uygulamalarını benimsediklerini kaydeden Akbalık, Bodrum, Kemer ve Didim için proje süreçlerine başladıklarını duyurdu.

Mevcut yatırımlarla toplam yatak kapasitesinin 3 bin olacağını aktaran Akbalık, şunları söyledi: “Ela Excellence’da bu sene ağırladığımız misafirlerimizin yüzde 95’i yabancı. Ağustos sonrası kapasite yüzde 70 civarındaydı. Bir aksilik olmazsa 2024 çok daha iyi geçecek. Gelecek yıl için şu anda İngiltere’den çok fazla talep geliyor.” Özak Global Holding olarak 40’ıncı yılı kutladıklarını dile getiren Akbalık, şunları söyledi: “Tekstil ile başlayan yolculuğumuzda diğer firmalar fasonculuk yaparken biz o dönemde bile tasarıma odaklanmıştık.

Eksik neyse onu bulup geliştirmeye çalışır, katma değer katardık. Bu anlayışımız sonrasında girdiğimiz tüm sektörlerde de sürdü.” Tekstil ve hazır giyimde dünyada bir daralma olduğunu kaydeden Ahmet Akbalık, “O yüzden markalar arayış içinde. Hazır giyim kapasiteleri düştü. Üstüne bir de ülkemizde haksız rekabet koşulları var, gümrük duvarlarını delip yükü içerdeki hazır giyimciye yüklüyorlar.

Tunuslu, İtalyan firmalar kumaşı Türkiye’den 3 dolara alırken ben 4 dolara alabiliyorsam burada bir sorun var” eleştirisini yaptı. Tekstil sektörünün antidamping talebini de eleştiren Akbalık, şöyle devam etti: “Hazır giyim ihracatı kg başına 18 dolar, sektör ihracatın yüzde 75’ini yurtta bırakıyor, tekstilin kilogram fiyatı 4 dolar ve yüzde 40’ını yurtta bırakıyor.

Hazır giyimin teşvik edilmesi lazım.” Hazır giyimde iş gücü potansiyelinin yüksekliğine de işaret eden Akbalık, tekstil sektörünün özellikle teknik tekstil gibi katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğini vutguladı. Akbalık, “3’üncü dünya ülkelerinin bile üretmeyi bıraktığı, kullanmayı bıraktığı makinelere hala teşvik verilmesi mantıklı değil” dedi.

Hedef Fişekhane’ye yıllık 9 milyon ziyaretçi

Ahmet Akbalık, “200 yıllık tarihi geçmişi ile Fabrika-i Hümayun Fişekhane, kahverengi tabela ile İstanbul’un ‘tarihi ve gezilecek mekanları’ listesinde yerini aldı. Büyükyalı sadece bir konut projesi değil gelecek nesillere bırakılacak turistik destinasyona dönüştü. Kapalı bir site olarak değil, bir deniz semti olarak kurguladığımız Büyükyalı’da yaptığımız Fişekhane yılda 9 milyon ziyaretçi hedefliyor” dedi.

“Konut yapılacak yeri devlet belirlemeli”

Konutta yatırımların arsa arzı doğrultusunda yapıldığını söyleyen Ahmet Akbalık, “Fakat devletin bu konuda bir yönlendirme yapması gerekli. Konutun yapılması gereken bölgeyi belirlemesi, bu bölgeye yönelik alt yapı yatırımları ve teşvik mekanizmaları kurgulanması gerek. Bu sayede maliyetler kontrol altına alınacağı için erişebilir konut yapılması mümkün olur” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x