Tarihin En Sansasyonel Suikastlarından Kennedy Suikastı Üstünden Tam 60 Yıl Geçti

Amerika Birleşik Devletleri’nin 35. Başkanı John Fitzgerald Kennedy, 60 yıl önce bugün suikaste uğrayarak öldürüldü.

Tüm dünyada büyük şok etkisi oluşturan ve günümüzde bile hala birçok iddia dile getirilen suikastın perde arkasını tekrar hatırlıyoruz.

Tarihler 22 Kasım 1963’ü saatler ise 12:30’u gösteriyordu. Kimsenin farkında olmadığı ise ABD başkanının seyir halinde suikasta uğrayacağıydı.

Eşiyle birlikte açık bir araba içinde Dallas’ta bir konvoyun arasında ilerlerken ateş açıldı. Ensesinden, boğazından ve başından üç kurşun alan Kennedy, Parkland Hastanesi’ne götürülürken yolda hayata gözlerini yumdu.

Şimdi tüm dünyanın aklında aynı soru vardı.

Bu suikast nasıl ve kim tarafından gerçekleştirilmişti?

Aynı gün cinayetin sorumlusu olarak yakalanan 24 yaşındaki Dallaslı Lee Harvey Oswald, iki gün sonra bir gece kulübünün sahibi olan Jack Ruby tarafından Dallas polis müdürlüğünün önünde öldürüldü.

Cinayet zanlısı olarak yakalanan kişinin herhangi bir açıklama yapamadan ve mahkemeye çıkamadan öldürülmesi; cinayetin aydınlatılması ve arka planının ortaya çıkmasını çok güç hale getirdi.

Harvey Oswald dışında suikast ile bağlantılı olduğu düşünülen isimlerin hepsi iddia seviyesinde kaldı.

Oswald dışında cinayet ile doğrudan bağlantılı olan bir kişinin somut izlerine de rastlanılmadı veya bu konudaki deliller kamuoyu ile paylaşılmadı.

Başkan Kennedy’nin suikastin gerçekleştiği Dallas şehrine gelmesi ise kendisi açısından siyasi amaçlar içeriyordu. Kennedy, 1964 seçimlerindeki rakibinin Arizona’nın cumhuriyetçi senatörü Barry Goldwater olacağına ve onu ezici bir yenilgiye uğratırsa istediği reform yasalarını Kongre’den geçirecek gücü elde edeceğine inanıyordu.

media-cldnry.s-nbcnews.com

Bu planını gerçekleştirmesini engelleyecek en önemli sorun, yardımcısı Johnson’ın eyaleti Texas’ta her ikisi de Demokrat olan Vali John B. Conally ile Senatör Ralph Yarborough arasında süren çekişmeydi. 

Kennedy seçmenlere karşı bir birlik görünümü oluşturmak amacıyla iki siyasetçiyi yanına alarak eyalette bir gezi düzenlemeyi kararlaştırdı.

Bu gezinin kendisinin sonu olacağını hayal bile edemezdi.

Arabaya ateş edildiği esnada araçta olan Vali Connally ağır yaralanmasına karşın kurtarıldı.

Söz konusu suikast Zapruder adlı bir kişi tarafından 8 mm’lik Bell&Howell kamerası ile görüntülendi, tüm soruşturmaların ana inceleme dayanağı bu görüntüler oldu.

Bu kadar büyük çaplı bir cinayetin görüntülerinin ise yalnızca tek bir açıdan tek bir kamera ile görüntülenmiş olması ise soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Buna rağmen suikasta ilişkin yeni görüntüler temin edilemedi.

Başkan Yardımcısı Johnson aynı gün yemin ederek başkanlığı üstlendi.

Suikastta İtalyan yapımı olan Manlicher Carcano dürbünlü tüfeğin kullanıldığı açıklandı. Zanlının bu tüfeği hangi amaçla ve nereden temin ettiği ise öğrenilmedi.

Kennedy üstü açık araba ile halkı selamlarken ilk kurşun ensesinin altından girip kravat düğümünden çıkmış ikinci mermi Dallas Valisi Connaly’i sırtından ağır yaralamış üçüncü ve ölümcül darbe Kennedy’nin kafasının üst bölümüne girmişti.

Dehşet verici sahneler tüm ülkeyi ve dünyayı şoka uğrattı.

Dönemin teknolojik olanakları son derece sınırlı olmasına rağmen suikast haberi çok kısa bir zaman içinde tüm dünyaya yayıldı ve acil koduyla duyuruldu.

Sonradan yapılan değerlendirmelere göre ilk atış ile son atış arasında yaklaşık 5,6 saniye bulunduğu ortaya çıktı. Ancak olayı araştıran FBI ajanlarının hiçbirisi nişan almaksızın bile benzer şekilde ateş etme başarısını gösterememesi suikastı gerçekleştiren kişinin üst düzey bir nişancı olduğu yorumlarını beraberinde getirdi. 

Buna ek olarak, silahı ateşleyen kişinin aslında başka birisi olduğu ama kamuoyuna katil olarak farklı bir kişinin sunulduğu da ortaya konan iddialar arasında.

Suikaste ilişkin geçen 60 yılda çok sayıda iddia ortaya atıldı. Bunların en bilineni suikastın arkasında İsrail ve Mossad’ın olduğu iddialarıdır.

Başkan Kennedy, İsrail’in nükleer silah programına karşı çıkıyor ve Ortadoğu’da İsrail’in yayılmacı bir politika sergilemesini desteklemiyordu.

Mordehay Vanunu isimli İsrailli bir nükleer tesis işçisi, yaptığı açıklamada Amerikalı denetçiler tesislere geldiğinde özel yapım silahların saklandığını söylemişti.

Elbette tüm bu yorumlar iddia seviyesinde kaldı ve ileri gitmedi.

ABD’nin 35. Başkanı Kennedy ise Dallas’ta o aracın içinde son nefesini vermiş oldu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x