Thomas More’nın 500 yıllık bir başyapıtı ve bir yeryüzü cenneti: Ütopya

Tarih boyunca bazı kitaplar dünyayı değiştirdi. Bununla kalmayıp bizleri ve birbirimizi görme biçimimizi de etkilediler.

O kitaplar ki tartışmalara, muhalif fikirlere, savaş ve devrimlere esin kaynağı oldular, aydınlattılar, harekete geçirdiler, kışkırttılar ya da teselli ettiler. Şüphe yok ki, bu kitaplardan biri de Thomas More’un ölümsüz eseri Ütopya’dır.

More, başyapıtı olan bu eserde toplumun kusursuzluğa ulaştığı ve insanların uyum içinde yaşadığı hayali bir adanın tasvirini yapar.

Gelgelelim ütopyanın kelime anlamı “olmayan” yerdir ve More’un nesiller boyu esin kaynağı olan bu çalışması, yaşadığı yozlaşmış, tekinsiz zamanlara, insanların zaaflarına yöneltilmiş sert bir saldırı niteliğindedir.

Thomas More’ye dair…

Ünlü yazar 7 Şubat 1478’de doğdu. Londralı ünlü bir yargıcın oğludur. Hukuk eğitimini 1495 yılında Oxford’da tamamladı. Eğitiminin bir bölümünü zamanın önemli aydınlarından Canterbury Başpiskoposu John Morton’un yanında gördü.

Çağdaşları arasında hızla sivrilen More, milletvekili seçilerek parlamentonun en genç üyesi oldu. Diğer yandan hukuk alanındaki çalışmalarına devam etti.

Aziz Augustinus’un Tanrı Devleti Üzerine eseri üzerine kapsamlı bir araştırma yaparak, henüz 22 yaşındayken onun hakkında seminerler vermeye başladı ve on yıl sonra Lincolns Inn’de okutman oldu.

Sayfa: 194

Entelektüellerin dikkatini çekti

Dönemin aydınları içinde dikkatleri üzerine çekti. Öyle ki, Rönesans’ın en ünlü aydını Rotterdamlı Erasmus bile onu görmek için adeta can atıyordu. Nihayet görüştüler. Hatta Erasmus, Deliliğe Methiye’yi, 1499 yılında, bu karşılaşmanın şerefine yazdığını belirtir. More’un da Ütopya’nın ikinci bölümünü, Erasmus’la yaptığı sohbetlerden esinlenerek yazdığı söylenir.

Thomas More, 1518 yılında Kral VIII. Henry’nin özel danışmanı, 1521 yılında ise Maliye Bakan Yardımcısı oldu ve 1529’da VIII. Henry tarafından başbakanlığa atandı.

Devlet sorumluluğu

Ancak More, devlet sorumluluğuyla kendi idealleri arasında büyük bir çatışma yaşadı. Devlet içindeki önemli konumuyla büyük toplumsal değişimlere önayak olabiliyordu ancak aynı zamanda kabul etmediği kararların altına imza atmak zorunda kalıyordu.

Eserleri, görüşleri ve yaşam tarzıyla Kral’la çatışan More, önce gözden düştü, ardından 15 Mayıs 1532 yılında, ülkedeki bütün hukuki yetkileri kralda toplayan olağanüstü yasaya muhalefet etti, 6 Temmuz 1535’te düzmece ifadelere dayanarak vatana ihanetten idama mahkûm edildi.

İdam edilen bir düşünür

Düşünceleri ve vicdanı için ölümü göze alan More’un kafası kesildi ve ibreti âlem olsun diye Londra Köprüsü’nde halka teşhir edildi. Aradan beş yüz yıldan fazla bir zaman geçmiş olsa da Sir Thomas More ve eseri Ütopya, insanlık tarihinin hafızasında silinmez bir yer edinmiştir ve hâlâ saygıyla hatırlanmaktadır.

sayfası için iletişim:

[email protected]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x